Uzun Bilmeceler

Ülkemizde bir kültür öğesi olan bilmecelerin pek çok farklı çeşidi bulunmaktadır. Bilmeceler temel olarak aynı tekniğe dayansalar bile zaman içerisinde dilden dile, nesilden nesle aktarıldıkları bu süreçte birtakım değişimlere ve gelişimlere maruz kalmışlardır. Bu gelişimler bilmecelerin dallanıp çeşitlenmesine ön ayak olmuştur.

Bilmecenin Tanımı

Bilmecenin mahiyeti hakkında açıklamalar yapmadan önce bilmece nedir sorunun açıklanması önem arz edecektir. Bilmece kavramsal olarak bilmek kökünden türemiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere bilmecede bir sorunun cevabını bilmek, arananı bulmak esastır. Bilmecede bulunması istenen her ne ise açığa vurulmadan bazen detaylı bazen üstün körü açıklama veya benzetmelerle tarif edilir. Şöyle ki bilmecenin amacı belirsiz olanı bu belirsizliğe rağmen buldurmaya çalışmak ve kişiyi zorlamaktır. Bunu başarmak için bilmecenin kullandığı teknikler değişebilir.
Bilmece ifade eden yargı bir soru şeklinde sunulabilir veya düz bir şekilde verilebilir. Bilmecelerde tasvirler ve abartmalara yer verildiği sıkça görülür. Bilmeceler hayata dair pek çok şey hakkında olabilir. Doğa, gezegenler, insanlar, meyveler, hayvanlar, meslekler ve akla gelebilecek pek çok öğe bilmecenin konusu olabilir. Bilmeceler bu bakımdan çeşitli alanlarda ve türlerde kendini gösterebilir. Bilmeceler biçimsel olarak kısa ve uzun bilmeceler olarak ayrılabilir. Bilmeceler güçlüklerine göre kolay ve zor bilmeceler şeklinde tanımlanabilir.

Bilmeceler ve Yetişkinler

Günümüz yetişkinleri de bir zamanlar ve çocuktu ve onlara aşılanan bilmece sevgisi ile bugün halen akıllarında olan bilmeceleri gelecek nesle dillendirmektedirler. Çocuklar için bilmece nasıl eğlence veriyorsa yetişkinler için bilmece de aynı oranda memnuniyet uyandırabilir.

Çocuklar İçin Bilmeceler

Bilmeceler çocuklara sorularak onların eğlenceli ve etkin vakit geçirmesi sağlanırken bir neslin geleneğinin diğerine aktarılması hususunda da üstümüze düşen görevi yapmış oluruz. Çocukların kimi zaman zorlandıkları kimi zaman eğlendikleri bu akıl bilmeceleri uzun bir kültürel köprünün taşlarıdır. Bu bağlamda çocuk ve bilmece birbirinden uzak tutulmamalıdır. Bu sayede çocuklar hem gülmeyi hem de kafa yorarak düşünmeyi aynı anda yapmanın tadına varacaklardır. Bu hem onların gelişimine katkı sağlayacak hem de manevi bir görevin yeni nesle aktarılması sağlanmış olacaktır.