Sırça Köşk Kitap Özeti| Sabahattin Ali

sirca-kosk-kitap-ozeti-sabahattin-ali

Türk edebiyatının bugüne kadar en aydın yazarlarından biri olan Sabahattin Ali bu eseri ‘’Sırça Köşk’’ ile okuyuculara hem ellerinden bırakamayacakları hem de okuyucuyu olabildiğince aydınlatan bir eser bırakmıştır. Bu durum bile eserin ne kadar ciddi, ne kadar anlamlı mesajlar içerdiğini gözler önüne sermektedir. Sabahattin Ali‘nin vefatı Türk edebiyatı için çok acı bir kayıp olmuştur.

Sırça Köşk Kitap Özeti

Eser hiçbir işe yaramayan asalak, emek vermeden, onun bunun sırtından geçinen üçkâğıtçı 3 arkadaştan bahseder. Bu üç üçkâğıtçı çete, son derece huzurlu, kendi yarattıkları emeği ile geçilen ve bu emeğe saygı duyan böylesine mütevazı yaşamı olan insanların olduğu bir şehri tamamen yok etmek için o şehre gelirler. Halk o güne kadar yalan, dolan, hile, sahtekârlık bilmediği için bu üç sahtekâra inanır. Sahtekârların planı o şehre bir sırça köşk yapılması fikridir. Hatta oraya bir sırça köşk yapılması için halk kendisi yalvarmaya başlar. Böylece hem halkın sahip olduğu parayı malı mülkü çalacaklar, hem de sırça köşkün sahibi olup orada yaşayacaklardır. Onlar sürekli istiyor, onlar istedikçe ise halk veriyordu. Halk ise artık bezmiş olmasına rağmen kendini mecbur hissederek istenen ne varsa veriyordu.

Halkı Küçümseyen Sahtekârlar 

Bir zaman sonra artık halkın elinde verecek hiçbir şeyi kalmamıştır. Sadece birer tane koyunu kalan halk onları da üçkâğıtçıların istemesi durumunda sinirlenmiştir. Hatta bütün bu yapılanları artık içlerine sindiremez duruma gelmişlerdir. Ancak mecburen verdiler. Çünkü o köşkü oraya kendileri yaptırttı. Halk mecburen ellerinde kalan son koyunu da sırça köşk için feda etti. Bu koyunları da afiyetle yiyen sahtekârlar bakmışlar ki hak çok öfkeleniyor, bunlarla oyalansınlar diye koyunların kafalarını halka fırlatmışlar. İşte o zaman halk da bir başkaldırı başlamış. Kellelerden birinin beyni, diğerinin dili, bir başkasının gözleri yokmuş. Bunları gören halk o kadar öfkelenmiş ki kelleleri ellerine aldığı gibi sırça köşke gitmiş. Herkes elindeki kelleden ne varsa köşke fırlatmaya başlamış. Köşk sırça olduğu için kısa sürede kırılmış. Böylece halkı küçümsemenin sonuçları kendilerinin sonu olmuş. Hem de yaptıkları köşk yıkılmış. Halk derin bir nefes alarak tekrar eski mutlu mesut günlerine geri dönmüşler.

Örgütlü halkın mücadelesinin de anlatıldığı kitap keyifle okunan ve okurun elinden bırak almayacağı eserlerden biridir.