Sanat İçin Sanat

Sanatta hâkim olan görüşlerden biri sanat için sanat görüşüdür. Bu görüşe karşı olarak gelişen toplum için sanat görüşü ise bu görüşün savlarının tam tersini savunmaktadır. Elbette sanatta hâkim olan görüşler detaylı şekilde incelenmeden önce sanatın ne olduğu tanımlanmalıdır.

Sanat Nedir? Ne Değildir?

Sanatın ne olduğu ve ne olmadığı konusundaki tartışmalar tarih boyunca devam etmiştir. Bu tartışmalar bazı dönemler öyle bir hal almıştır ki sanatçılar eserlerini ortaya sunmaya çekinmişlerdir veya ortaya sunulan eserler eleştirilerin merkezi olmayacak şekilde biçimlendirilmiştir. Bu durum tartışmaların sanata verdiği hasar olarak değerlendirilebilir. Sanat kaygılar altında olmaksızın olması gerektiği gibi var edilmeli, yaratılmalıdır.
Bazı dönemlerde ise sanat eserleri bir sanat hakkındaki tanımlara karşı bir çıkarak bir propaganda görevi üstlenmiştir. Sanatın gerçekliği doğru şekilde yansıtmadığında sanat olmadığının iddia edildiği dönemlerde sanatçılar anlamsız parçaları bir araya getirerek oluşturdukları eserlerin bile birer sanat örneği olduğunu iddia ederek bu görüşlere taban tabana karşı çıkmıştırlar. Bu karşı çıkışları yeni bir sanat akımı başlatmakla birlikte başka akımları besleyen fikir sistemlerine dönüşmüştür.

Sanat Kim İçindir? Kim İçin Değildir?

Sanat eserlerinin anlamsız parçaları bir araya getirerek rastgele oluşturulmaya başlandığı akımlar çerçevesinde bir takım karşı çıkışlar gün yüzüne çıkmıştır. Anlamsız olduğu iddia edilen parçalardan ortaya çıkacak olan eser kim için bir anlam ifade edecek, kimin için bir estetik değerinin olması umulacaktı?
Asıl soru sanat kim için sorusuydu. Lakin meselenin anlaşılmak olmadığını savunan sanatçılar, meselenin ifade etmek olduğunu, rastgeleliliğin kendince bir güzelliğe ve anlama sahip olduğunu öne sürdüler. Eserlerinin mutlaka anlaşılmak zorunda olmadığını savundular. Bu yabancı bir dilde hiç anlamadığınız bir şarkıyı sevmeniz gibi bir şeydir.

Sanat İçin Sanat

Ülkemizde de sanatın kimin için yapıldığına dair tartışmalar yaşanmıştır. Sanatçılar eserlerinde kullandıkları ağır dil ile yalnızca belli bir kesime hitap ediyor oldukları yönleriyle eleştirilmişlerdir. Zira eserlerini okuyacak halktan biri bir anlam çıkaramayacaktır. Bu sanatçılar toplum sorunlarını gündeme getirmedikleri içinde yargılanırlar. Onlara göre sanat problem çözme aracı değil sadece estetik kaygı güden bir faaliyettir. Ülkemiz edebiyatında Fecr-i Ati ve Serveti Fünun akımları bu görüşü savunan sanatçıların eserleri ile doludur.