nazim-hikmet (1)

“Politika Yaptım” Demek

Abone Ol 

Politik taraf olarak bakıldığı zaman edebiyat, yüzyıllardır tartışıla gelen bir muhabbettir. Edebiyatın politikaya yansımasının ölçüsü henüz bir kaideye bağlanmadığı için edebiyatın kamuoyunda bloklaşmaya sebep olmaktadır. İlk blokun sloganı; edebiyatın kutsal bir amacı olması nedeni ile dünyayı değiştirme gibi işlevlerin sorumluluğunu taşımak istemez, diğer blok ise kalemin gücünü yeniden keşfetmişcesine politik bir angajman olarak edebiyatı lisanlarında tercüme ederler. “Politika yaptım” diyen kalemler bir yana dursun edebiyat ve politika arasındaki köprünün yapımındaki malzemelere asırlardır karar verilmemesinin nedeni Yeşilçam repliği gereği ‘ayrı dünyalar’ olmasıdır.

Edebiyatın tabiatı ile politika tabiatı farklıdır. Yaradılıştaki bu farklılık, her iki dünyanın da doğasında bulunmaktadır. Her iki dünyada zıpır ve hazır cevap olmak gibi çok yönlü yorumların yapıla bileceği sayısız pencerelere sahiptirler. Politikayı edebiyat ile uygulamak isteyen kalemler olmasından dolayı tartışılan konun ev sahibi edebiyatın evrensel tanımlarından yararlanılması yerinde olacaktır. Edebiyat tabiatında belirli estetiklere sahip kalemlerin oluşturduğu bir sanattır. Sanatın doğasında gelişen yapıtlar, evrensel kaideler ve amaçlara bağlı kalınmasından dolayı toplumsal olarak var olan dünyayı değiştirme işlevi estetiğin yumuşak tabiatında kaybolacaktır. Yani konun toplumsal, politik, dünyevi bir konusunun olup olması durumu değiştirmez.

Konu her ne olursa olsun edebi yapıt olması için estetik kurallarına bağlı kalmış olması gerekmektedir. Edebiyatın sanatsal yönünü destekleyen tarafların korkularından biri dış gerçeklik konularının çizgilerinde sanatın büyüsünün bozulması, durumudur. Edebiyat, politik gereklikten kaçınmak istiyor. Politika, birçok ideoloji sahibi fikir adamında çeşitli kökler salmış bir konudur. Köklerinin çok çeşitli olarak gelişmesi, edebiyat ile ortak özelliği olsa da yeterli bir benzerlik kuramamakta.

nazim-hikmet (2)

Politik Yazar: Nazım Hikmet’e Bakış

Edebiyat ve politika perspektifi çok boyutlu olmasından dolayı dar bir bakış açı ile ele alınamamaktadır. Her iki kavram da birbirine kavuşamasalar da ara ara buluşabilmektedir. Bunu da hem politikanın hem de edebiyatın bireyi olarak nitelendireceğimiz yazarların, dillerinde görebilmekteyiz. Toplumsal işlevleri kaleminde, sanatsal bir deha olarak ortaya koyarak, dilden dile aktarılan yapıtlar veren Nazım Hikmet’ i her iki dünyanın da vatandaşı olarak göstermek, durumu yeterince somutlaştırabilmekte. Nazım’ da görülen politika ahenge sahip yazarlar tarafından edebiyat dünyasında “politika yaptım” demek mümkün kılınmaktadır. Selamını, politik gerçeklerin sayfa aralarına konduran, Nazım’a selam, size hasretle…

The following two tabs change content below.
Paylaş!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir