Mikro Kara Delikler Nedir? Dünyamızı Yutabilir mi?

Mikro Kara Delikler Nedir? Dünyamızı Yutabilir mi?

Mikro kara delikler nedir? Dünyamızı yutabilir mi? Bugünkü makalemizin konusu kara deliklerin çok farklı türü olan mikro kara delikler. Bu kara deliklere kuantum fiziğinde kuantum mekaniği kara delikleri denir. Gerçekte var olup olmadıklarını bilmiyoruz. Teorik olarak olabilir fakat şu güne kadar mikro kara delikleri gözlemleyebilmiş değiliz. Lakin bazı iddialara ve şüphelere göre bu mikro kara deliklerden insanoğlu bile birkaç tane yapmayı başardı.

Mikro kara delikler nedir? Nasıl Oluşur? Gerçekten de mikro kara deliklerin var olabilmesi mümkün müdür? Dünya’da kendimiz bile laboratuvar ortamında mikro kara delikler yapabilir miyiz ve bu kara delikler kontrolden çıkarsa gezegenimizin yok olmasına sebep olabilir mi? İsterseniz bu soruların hepsini sırasıyla yanıtlayalım.

Kara Delikler Nedir ve Nasıl Oluşur?

Mikro kara deliklerinin ne olduğunu anlatabilmek için öncelikli olarak kara deliğin ne olduğunu kısaca anlatalım. Güneş’imizden çok daha büyük kütleye sahip yıldızlar öldükleri zaman son aşamalarında süpernova ile patlarlar ve geriye süper yoğunlukta bir tekillik kalır. İşte bizler en kaba haliyle bu tekilliğe kara delik diyoruz.

Kara deliklerin iki türü vardır. Birincisi bir yıldızın ölümüyle ortaya çıkan, diğeri ise süper kütleli kara delikler vardır. İkinci tür olan kara delikler yıldız ölümleriyle ortaya çıkmıyor, devasa hidrojen bloklarının içine çökmesiyle oluşuyorlar. İki kara delik türünde de olması gereken şey bol miktarda kütledir. İnanılmaz miktarda kütleye sahip olan kara deliklerin kütlesi bizim dünyamızın milyonlarca katı fazlasına denktir. Bazı fizikçilere göre bir karadelik oluşturabilmek için korkunç miktarda kütleye ihtiyacımız yok. Çünkü kara deliği oluşturan şey çok miktarda kütle değil o kütlenin belli bir noktaya sıkışmasıdır.

Kara Delikler Nedir?

Çok büyük kütleri yıldızlar, muazzam miktarda kütle çekime sahip oldukları için bu sıkıştırma etkisini kendileri doğal olarak yaratabiliyorlar fakat siz bunu farklı ortamlarda yapmayı denerseniz de bazı küçük hileler yaparsanız, çok büyük miktarda kütleye ihtiyaç duymadan kendi kara deliğinizi de yapabilirsiniz. Dünyamızdan milyonlarca kat daha fazla kütleye sahip olan yıldızlar, sahip oldukları kütle çekimi sayesinde bu sıkıştırmayı yaratabiliyorlar ama bazı özel ortamlarda ya da bazı özel durumlarda bu kadar büyük miktarlarda kütleye ve kütle çekim kuvvetine ihtiyaç duymadan da kendi kara deliğimizi yapabiliriz. Lakin bunu yapabilmemiz için de atom altı evrene inmemiz gerekiyor.

Çünkü mikro kara delik oluşturabilmek için atom altı parçacıklarını birbirine çarpıştırmamız gerekiyor. Atom altı evrendeki parçacıkları ışık hızına çok yakın bir hızda hareket ettirebilmeyi başarırsak ve bu parçacıkların büyük bir kısmını aynı anda belli bir noktada çarpıştırmayı başarırsak biz bu parçacıkları çok kısa bir süreliğine çok ciddi bir anlamda sıkışmaya ve bir arada durmaya mecbur hale getirebiliriz. Bu da teorik olarak bir tekillik oluşturur. Eğer atom altı evrendeki bu parçacıkları aynı anda çarpıştırmayı başarırsak, çok kısa bir süreliğine de olsa bu çarpışma etkisi kara delikleri oluşturan o muazzam kütle çekimi kısa bir süreliğine taklit edebilir ve siz farkında bile olmadan atom altı evrende mikro bir kara delik yaratabilirsiniz.

Mikro Kara Delikler Gerçekten de Var mı?

Mikro kara delikler bizim evrenimizde var olabilirler mi veya zaten varlar mı? Bu soruya çağımız bilim adamlarından Stephen Hawking kocaman bir hayır cevabını vermiştir. Hawking’e göre evrenin ilk zamanlarında bu tarz parçacıklar birbirleriyle çarpışıp kaynaşmış olabilirler. Fakat ona göre bu mikro kara deliklerin ömürlerini son derece kısa sürecekti. Hepsi buharlaşıp yok olacaktı. Hawking’e göre günümüzde bu tarz mikro kara deliklerin oluşması ve onların büyüyüp hayatta kalması imkansızdı ki buna gerekçe olarakta meşhur Hawking Radyasyonunu öne sürüyordu. Peki Hawking haklı mıdır? Birçok çalışmanın sonucunda Hawking’in gerçekten de haklı olduğuna dair çok sağlam bulgular elde edilmiştir. Gerçekten de evrenin ilk dakikalarında parçacıklar birleşip mikro kara delikler oluşturabilirdi fakat bunların ömürleri son derece kısa sürecekti.

CERN’deki Çalışmalar

2000’li yılların başında CERN’deki büyük hadron çarpıştırıcısı faaliyete geçeceği zaman çoğu insan bununla ilgili endişelerini dile getirmişti. İddialara göre CERN’deki bu devasa parçacık hızlandırıcı çalışmaya başladığında ve hadron çarpıştırıcısı içinde de parçalar çarpıştırıldığında bazı mikro kara delikler oluşabilirdi. Daha kötüsü ise bu mikro kara delikler bir anda ciddi bir enerji yüklemeye başlayıp büyüyebilir bütün gezegeni de yok edebilirlerdi. Ki o dönemde bununla ilgili birçok film bile yapılmıştır.

Günün sonunda büyük hadron çarpıştırıcısı tekrar tekrar çalışmasına rağmen bir kara delik oluşup da Dünya’yı yok etmemiştir. CERN’deki bir sürü çarpıştırma deneyinden sonra tehlikeli bir durum ortaya çıkmadı fakat bazı bulgulara göre bu mikro kara delik efsanesi gerçekti. Gerçekten de dedektörün içerisinde bazı şüpheli durumlar rastlanmıştı. Yani teorikte olsa mikro kara deliklerin oluşması mümkündü ve bu kara delikler gerçekten de Hawknig’in dediği gibi çok kısa süre içerisinde yok oldu.

İşte bu bulgulara bakan bazı parçacık fizikçileri bu tarz cihazların içerisinde mikro kara deliklerin yapılacağını iddia etmeye başladılar. Yani çok kontrollü ortamlarda kara delik üretmeyi başarabiliriz tarzı açıklamalarda bulundular. Ama bunu yapmaya kim cesaret edebilir? Lafın özü mikro delik yapmak gerçekten de mümkündür. Yapılan mikro kara delikler kontrollü bir şekilde beslenerek kontrol altında tutulabilir mi, evet. Peki bunu kim ister? Bakalım yakın zamanda insanlık mikro kara delik üretmeyi başarıp bunu kontrol altına alabilecek mi?