Küçük Prens Antoine de Saint-Exupery Kitap Özeti

Dünya’nın en ünlü kitaplarından biri olan Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupery tarafından 1943 yılında yayınlanmıştır. Bir masal olarak dikkat çekmiştir. Türkçe’ye de çevrilen ve ilgiyle karşılanan eser Milli Eğitim Bakanlığı’nın Yüz Temel Eseri içerisinde yer bulmuştur. Kitabın ana fikri her şeyin sevgiye dayandığı ve her insanın kendine özgü düşüncelerinin olabileceğidir.

Küçük Prens Özeti

Küçüklük anısıyla başlayan kitapta yazar fili yutan boa yılanı çiziminin şapkaya benzetildiğini söyler. Büyüklerin resim yerine coğrafya, tarih, matematik gibi konulara eğilmesi gerektiğini söyleyince resmi bırakıp pilot olur.

Kahramanımız Sahra Çölü’nden geçerken uçağı arıza yapar ve inişe geçer. Issız çölde uyurken bir çocuk sesiyle kendine gelir. Çocuk ondan bir koyun çizmesini talep etmektedir. Bir sürü koyun çizer ama hiçbiri kabul görmez. En sonunda bir kare çizer ve bu karenin içerisinde koyun olduğunu söyler. Çocuk buna ikna olup kendini anlatmaya başlar. Başka bir gezegenden geldiğini ve koyunun dikenli sevdiği tek çiçeği yemeyeceğini bilmek ister. Bu çiçekle tartıştığını ve gezegenler arasında gezdiğini söyler.

Küçük Prens beş tane gezgen gezmiştir. İlk gezegende kral, ikinci gezgende narsist bir adam, üçüncü gezegende alkollü bir adam, dördüncü gezgende bir iş adamı, beşinci gezegende ise bir lamba yakıcısını görmüştür. İlk dört kişiye anlam veremese de beşinci kişinin kendi dışındaki insanları düşünmesi onun hoşuna gitmiştir.  Altıncı gezegende ise coğrafyacı bir adamla tanışır ve orada çiçeğinin çok kısa ömürlü olduğunu öğrenir. Bu sebeple son olarak Dünya’ya gelir ve pilotla konuşur. Çiçeği ölmeden gitmek istemektedir. Pilot suyun azaldığını görünce kuyu aramayı teklif eder ve kuyu ararlar. Bir kuyu bulduklarında Küçük Prens yazarı uçağa gönderir, kuyuda bekleyeceğini söyler. Pilot geldiğinde Küçük Prens bir yılan tarafından zehirlenmiştir. Ölmeyeceğini sadece gezegenine geri döneceğini söyler.

Pilot uçağını tamir edip eve döner. Küçük Prens’i bir daha hiç görmez ama onun evine dönüğünü hissederek yaşar. Gözü hep yıldızlarda bir şekilde ömrünü yaşar.