divan-edebiyati-eserleri

Divan Edebiyatı Kimlere Hitap Eder

Abone Ol 

Edebiyat konusunda araştırmalar yapılırken en çok kafaya takılan sorulardan birisi de, “Divan edebiyatı kime hitap eder?” sorusudur. Çünkü o dönem içerisinde oluşturulmuş eserlerin tamamında, genel bir anlam gizliliği mevcuttur. Bu edebî dönem için oldukça önemli olan başlıca eserlerin tümünde de, birinci anlamlarının tamamen dışında kullanılan bazı kelimeler ya da kalıplaşmış ifadeler bulunduğu için, bu sorunun cevaplanması biraz da olsa zorlaşmaktadır.

Mazmun olarak bilinen bu kalıplaşmış ifadeler, esas konu olarak aşkın işlenmesinde yardımcı olan metin içi ögelerdir. Fakat dünyasal bir aşk anlayışından çok ilahi aşkın konu edinildiği bu eserlerde aşk içkiye, alimler ya da dergah üyeleri içki dağıtıcılarına benzetildiği gibi, gerçek anlamda aşkın işlenmekte olduğu gazeller de oldukça fazladır. Bu beyitlerde ise sevgilinin dudakları kiraza, kaşları kemana ve bazen de boyu servi ağacına benzetilmektedir. Dolayısıyla bu edebî akımın aşık olunan şeylere hitap ettiği kolaylıkla söylenebilir. Bu aşk, ilahi ya da diğer türlü aşklar olabilmektedir.

DİVAN EDEBİYATININ AKIMLARI NELERDİR?

Bu edebî dönemde ölçü olarak sadece aruzun ölçüsü kullanılmıştır ve kafiye anlayışı da “göz için kafiye” ekolü şeklinde varlığını sürdürmüştür. Dolayısıyla divan edebiyatının akımları, dil ve kelimeler konularında farklı görüşlere sahip olan iki farklı gruba ayrılmaktadır.

SEBK-İ HİND AKIMI NEDİR?

Sebk-i Hind akımı, bu edebiyatın temelini oluşturmaktadır. Hindistan’da ortaya çıkarak İran üzerinden Arap halkını etkisi altına alan bu edebî akım, süslü ve karmaşık bir dilin kullanılması gerektiğini ve verilecek olan eserlerde ana unsur olarak hayal gücünden faydalanılmasının önemini savunmuştur.

Bu akıma göre, iyi bir eserde kullanılması gereken anlatım türü sembolik bir dilin kullanıldığı anlatım türleri olmalıdır. Alegorik eserler olarak adlandırılan çok sayıdaki sembolik eserler, bu akımın etkisiyle ortaya çıkmış olan eserlerdir. Dolayısıyla bu akım, somut konular yerine soyut konuları işleyen sanatçıların benimsemiş olduğu bir akımdır. Türk edebiyatına olan etkisi ise on yedinci yüzyıldan itibaren başlamıştır.

TÜRKÎ-İ BASİT VE MAHALLÎLEŞME AKIMI NEDİR?

Türkî-i Basit akımı, Türk dilinde sayıları artmakta olan Arapça ve Farsça kelimeler yerine Türkçeye özgü olan kelimelerin kullanılması gerektiğini savunmuştur. Bu akıma göre, edebî eserlerde kullanılan tüm Arapça ve Farsça ekler, tamlamalar, sıfatlar ve kelimeler, Türk dilinin geleceği için bir tehlike meydana getirmektedir. On beşinci yüzyılda ortaya çıkan bu akım, aynı zamanda bir çeşit dilde sadeleşme hareketi olma özelliği de taşımaktadır.

Mahallîleşme akımı ise edebiyat alanındaki sadeleşmenin ve Türk kültürüne dönüşün, genel olarak tüm yaşam alanlarında gösterilmesini savunmuş olan bir çeşit yaşam biçimidir. Fakat bu genel akım, edebî eserlerdeki dil sadeleşmelerini de içine almaktadır. Eserlerde konuşma dilinin kullanılması, süslü anlatımlardan uzak durulması, günlük yaşamda Arap ve Fars geleneklerine ait olan ögeler yerine Türk kültürünün yaşatılması konuları, bu edebî ve genel akımın en temel özelliklerindendir.

divan-edebiyati-temsilcileri

DİVAN EDEBİYATININ EN ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİ KİMLERDİR?

Divan edebiyatı, on üçüncü yüzyılda ortaya çıkmıştır. İlk temsilcisi ise Hoca Dehhanî’dir. Onunla aynı dönemde yaşamış olan Mevlana Celalledin-i Rumî ise bu dönemin en önemli temsilcisidir. Özellikle, tam yirmi altı bin beyitten oluşan mesnevisi dünyaca ünlü bir eserdir.

On dördüncü yüzyılda yaşamış olan Ahmedî, kullandığı dilde Oğuz Türkçesinin özelliklerini bulundurmuş olan ilk temsilcidir. Mantık’ut Tayr (Kuşların Konuşması) adlı alegorik eseriyle ünlenmiş olan Gülşehrî de aynı dönemin önemli sanatçılarındandır.

Buna benzer bir başka alegorik eser, on beşinci yüzyılda Şeyhî tarafından yazılmış olan Harname eseridir. On altıncı yüzyıldan itibaren ise Türkî-i Basit ve Mahallîleşme akımları güçlenmeye başlamıştır. Bu akımlara bağlı olan temsilcilerden en önemli olanları, Baki ve Nedim’dir. Baki, Kanunî Mersiyesi adlı eseriyle, Nedim ise İstanbul için yazmış olduğu edebî eserleriyle tanınır. Ayrıca divan edebiyatı için oldukça önemli bir isim olan Fuzulî, eserlerinde Azerbaycan Türkçesi’nin dışında olarak Arapça ve Farsçaya da yer vermiştir…

Haberlerimizden ilk siz haberdar olabilmek için Abone Ol! butonu ile haberleri alabilir ve bizi Twitter ve Instagram sayfalarımızdan takip edebilir, konu altlarından paylaşabilir ve yorum bırakabilirsiniz.

Aşağıdaki konular ilginizi çekebilir!

2020 Bebek isimleri

Sosyal Medya ve Evlilik

Sosyal Medya Etkileri

Mizah Sayfası Açmak ve Para Kazanma

Eşek Sütü Faydaları ve Zararları

in vesr anna halakas nedir

The following two tabs change content below.
blank

Volkan Ursavaş

Kurucu
Mizah.org'da Kurucu ve Yönetici » Adnan Menderes Üniversitesi-Dış Ticaret'11 / Anadolu Üniversitesi-Uluslararası İlişkiler'14 mezunu. Doğa ve müzik sever.
Paylaş!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir